Dikkat : PS3 Konsolunuz Risk Altında Olabilir

31 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Geçtiğimiz hafta PS3 oyun konsolları için Playstation Mağazası üzerinden 3.41 güncellemesi yayınlanmıştı Ancak forumlarda son günlerde bazı problemlerin yaşanmaya başladığı yönünde şikayetler artmaya başladı. Güncellemeyi kuran kullanıcıların, sabit sürücülerini güncellemek istediklerinde "hiç bir uygulanabilir veri yok" uyarısı aldıkları ve PS3'lerinin kullanılamaz hale geldiği hatta bazılarının sabit sürücülerinin geri döndürülemez biçimde zarar gördüğü belirtiliyor.



Popüler oyun sitesi CVG'ye göre 3.41 güncellemesinde yeni keşfedilen bir özellik buna sebep oluyor. Bu özellik daha da fazlalaşan yamalara izin veriyor. Böylece güncellemeyi sistem hafızasına değilde sabit disklerine kuran kullanıcıların zarar görmesine neden oluyor. Sony henüz bu konuda resmi bir açıklama yapmadı ancak tüm yaşananlar bunun bir bug olduğunu gösteriyor ve bir yama yayınlanmazsa sıkıntının daha da büyüyebileceği belirtiliyor.

Kaynak - Engadget
Devamını Oku

Apple'dan Sihirli Bir Ürün : Magic Trackpad

GÖnderen ekrem
Apple tarafından üretilen ilginç ürünler listesine yeni bir üye daha katılıyor. Apple tarafından "Magic Trackpad" olarak isimlendirilen ürün, Mac laptoplardan alışık olduğumuz mouse padlerin daha büyük hali.



Çeşitli parmak dokunuşlarına ve hareket kombinasyonlarına duyarlı bu pad, Steve Jobs'un gelecekte tüm Apple ürünlerinden klavye ve mouse birimlerini kaldırma projesinin göstergesi. Özellikle geleceğin televizyonu olarak lanse edilen Apple TV tarzındaki cihazları kontrol etmek için geliştirilmiş görünüyor. 2 adet AA kalem pille çalışan Magic Trackpad, Bluetooth üzerinden bağlantı sağlıyor. Dokunmatik yüzeyi dahil ortalama olarak 50 santimetre karelik bir alanı kaplıyor. Ürün portföyünü iPad gibi dokunmatik cihazlar alanında genişletmeye çalışan firmanın bu tür ürünlerinin ne kadar çok popüler olabileceği bilinmiyor. Windows sistemleriyle de uyumlu olan cihazın fiyatı 69$ civarında.

Kaynak - Engadget
Devamını Oku

Taşınabilir Blu-ray Oynatıcılar Yavaş Yavaş Boy Gösteriyor

GÖnderen ekrem
Taşınabilir oynatıcı kavramı ilk olarak CD'lerle başlamıştı, ardından DVD'ler için taşınabilir oynatıcılar piyasaya sürüldü. Artık sıra Blu-ray disklere geldi. Bu alanda ilk adımı atan Panasonic CES fuarında tanıttığı dünyanın ilk taşınabilir Blu-ray oynatıcısı DMP-B15'i 800$ fiyatla geçen ay piyasaya sürmüştü. Ancak Panasonic firmasına fiyat konusunda ciddi bir rakip daha geldi.



RCA firmasının 10 inçlik BRC3108 model taşınabilir Blu-ray oynatıcısı satışa sunuldu. Cihazda 1080p çözünürlük, HDMI çıkışı, şarj edilebilir batarya, entegre hoparlör ve araç şarj cihazı bulunuyor. Amazon ve Target sitelerinde ön siparişine başlanan cihazın fiyatı ise sadece 300$ ve oldukça da uygun.
Devamını Oku

Dünyanın En Büyük Dijital Fotoğrafı : 70 Gigapiksellik Budapeşte Panoraması

30 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Sadece bir kaç ay önce Dubai de çekilen 45 gigapiksellik panorama dünyanın en büyük dijital fotoğrafı ilan edilmişti. Ancak geçtiğimiz günler bu rekor kırıldı ve Budapeşte'nin 70 gigapiksel boyutunda 360 derecelik panoraması çekildi. Bu çekimde de yine diğerinde olduğu gibi 25 megapiksellik Sony A900 dijital kamera kullanıldı.



Ek olarak 400mm Minolta lens ve 1.4X dönüştürücülerin kullanıldığı fotoğrafın çekimini robotik bir kamera düzeneği 360 derecelik açıyla yaklaşık 2 günlük bir çalışma sonrası tamamlayabildi. Tamamlandıktan sonra da 2 gün boyunca fotoğraf işlendi ve ortaya 200GB boyutunda bir görüntü çıktı. Görüntünün yazıcıdan çıkarılan hali ise tam 15 metre oldu. Buraya tıklayarak sizde bir gezinti yapabilirsiniz.


Kaynak - Engadget
Devamını Oku

Ekran Kartı Pazarında ATI Lider!

GÖnderen ekrem
ATI ekran kartları, Radeon HD 4000 serisinden bu yana uzun süredir performans ve enerji verimliliği konusunda lider konumda bulunuyordu. NVIDIA ise bir süredir aynı konularda sıkıntılı günler geçiriyordu. Mercury Research adlı araştırma şirketinin yaptığı analizlere göre AMD'nin grafik kartı departmanı çeyreklik satışlarda sonunda liderliği ele geçirmiş gibi görünüyor.



Geçen senenin aynı çeyreğinde ATI'nin payı %41 iken bu yıl ise %51 e çıktı. Ekran kartı satış analizlerinde notebooklarda dahil olmak üzere harici olanların sayılarına bakılıyor. Onboard ekran kartlarında ise zaten Intel %54 ile tüm pazara hükmediyor. Satış grafiklerinde geçen yıla oranla ATI %24.5 oranında artış sağlarken NVIDIA %19.8 oranında kaldı. 
Devamını Oku

Clevo ve ASUS 3D Görüntüleri Evinize Getiriyor!!

GÖnderen ekrem
Computex fuarında NVIDIA tarafından sunulan 3D görüntü teknolojisi, dizüstü bilgisayarlarda kendine yer buldu ve AVADirect mağazaları tarafından iki ürün Amerika pazarına sunuldu. Bunlardan ilki 15.6 inç ekran, Corei7-750QM işlemci, 6GB DDR3 bellek ve 1GB NVIDIA GeForce GTS 360M ekran kartı ile ASUS G51JX.



Diğeri ise Core i5 veya i7 işlemci, 8GB DDR3 RAM ve1GB NVIDIA GeForce GTX 285M ile Clevo W860CU.



Her iki ürün kutusunda da gerekli tüm 3D görüntü bileşenleri bulunuyor. ASUS 1 600$, Clevo ise 1 800$ fiyat etiketiyle raflarda olacak.

Kaynak - Engadget
Devamını Oku

İnsansız Hava Aracı Parrot 3 Eylül'de Piyasada!!

29 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Uzaktan kumandalı helikopter ve uçaklarla evlerimize giren radyo teknolojisi bu kez daha gelişmiş bir ürünle karşımıza çıkıyor. Parrot AR.Drone adlı bu araç 4 adet pervaneden oluşan yatay bir platform. Ev ve ofis eğlencesi için tasarlanan araçla herhangi bir şekilde yük taşımak mümkün değil.



Ocak ayındaki CES fuarında en ilgi çeken araçlardan biri olan Parrot AR.Drone 3 Eylül'de piyasaya sürülmek üzere ön siparişlere başladı. 299$ fiyatıyla ön siparişe başlanacak ürün 31 Ekim tarihinde ilk kullanıcılara ulaşmış olacak. Bu aracın en göze çarpan özelliği iPhone için bir kontrol uygulaması ile geliyor olması. Herhangi bir kontrol ünitesi olmadan direk iPhone üzerinden cihazı kontrol edebiliyorsunuz.
Devamını Oku

Uygulama Mağazalarından Uygulama İndirirken Dikkat!!

GÖnderen ekrem
Apple ve Android uygulama marketleri ortalama olarak 300 000 uygulamayı bünyesinde barındırıyor. Kullanıcılar uygulama indirmek istediğinde ise farklı yollarla uygulamanın hangi bilgilere erişebileceği konusunda uyarıyorlar. Ancak bu uyarılar genelde kullanıcılar tarafından fazla dikkate alınmıyor. "Uygulamaların Kalıtımı Projesi" ni yürüten Lookout adlı araştırma şirketi, 300 000 uygulama arasında analizler yaptı ve bazı uygulamaların ihtiyacı olmadığı halde kişisel bilgilere erişebildiğini farketti.



Örneğin Android platformu için yazılmış olan Jackeey Wallpaper uygulaması internet geçmişi, ses mesajı şifreleri, metin mesajları ve SIM kimliği gibi bilgilere erişerek, bunları Çin'de bulunan bir sunucuya yüklüyordu. Bu uygulamanın milyonlarca kez indirilmiş olması tehlikenin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Ayrıca iPhone uygulamalarının Android uygulamalarına göre çok daha riskli olduğu belirtiliyor. Uygulama indirilirken yapılan uyarıları dikkatlice okumak çok önemli. Lookout şirketi ise bu riske karşı geliştirdiği bir güvenlik uygulamasını  kullanıcılarına sunuyor.

Kaynak - Engadget
Devamını Oku

İtalya'da Önsiparişe Sunulan Nokia N8 Eylül'de Raflarda

GÖnderen ekrem
Nokia'nın gözbebeği ve kendisine büyük umutlar bağladığı Symbian^3 işletim sisteminin ilk örneği olan 12 mpx kameralı, 3.5 inç dokunmatik ekranlı N8 modeli için İtalyan teknoloji mağazası Espoo ön sipariş almaya başladı.



Daha önce vergi ve kargo masrafları hariç perakende fiyatı 370€olarak duyurulan N8, İtalyan mağazasında 469€ gibi bir fiyattan sunuluyor. Avrupa'da uygulanan vergilendirme sonucu ortaya bu fiyat çıkıyor. Espoo mağazası hariç henüz N8 için ön sipariş alan başka bir firma bulunmuyor. Cihazın görünen çıkış tarihi ise Eylül aylarının ortası.

Kaynak - Engadget
Devamını Oku
Etiketler: , ,

100 Milyon Facebook Hesabı Torrente Sızdı

28 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Torrent siteleri bugünlerde oldukça hareketli günler yaşıyor. Skull Security blogunun sahibi olan Ron Bowes adlı bir hacker yaklaşık 100 milyon kullanıcının kişisel bilgilerini içeren 2.8GB boyutunda bir torrent dosyası oluşturdu ve torrent sitelerinde indirmeye sundu. Bu sayı neredeyse tüm Facebook kullanıcılarının 5 te 1 ini oluşturuyor ve torrent dosyasının içinde telefon numarası, email adresleri gibi önemli bilgiler barındıran Facebook hesaplarına direk erişim URL leri bulunmakta. 



Ron Bowes, tüm bilgilerin tutulduğu Facebook'un açık erişim dizinine bir web örümceği yollayarak kendi indeksini oluşturduğunu belirtti. Görünüşte bu hareket bir suç konusu teşkil etmiyor. Facebook foumlarında konuyla ilgili yorumlar yapılmaya başlandı. Ancak kişisel bilgilerin torrent dosyalarına girmesi Facebbok'un başını oldukça ağrıtacağa benziyor.
Devamını Oku

iPhone Görünümlü iPod Touch

GÖnderen ekrem
iPod touch cihazına 3. parti uygulamalarla VOIP desteği sağlanması bir süredir Apple fanlarının gündemini meşgul ediyordu. Ancak Çin'den gelen bir haber iPod touch cihazlarına SIM kartı eklenebileceği müjdesini verince herkesi heyecanlandırdı.


Çinli bir uzman olan Yoison'un Apple Peel 520 adını verdiği bir cihazla ses ve sms aktarımı mümkün hale geliyor. Ancak iPod için bir Jailbreak yazılımı gerektiğinden GPRS uygulamaları kullanılamıyor. Cihaz bir adet Infineon yongasetinden güç alırken 800mAh gücündeki bataryası ile 4.5 saat konuşma ve 120 saat standby mümkün oluyor. Ayrıca gömülü sim kart yuvası sayesinde tüm görüşmeleriniz SIM kart üzerinden gerçekleşiyor. Bağlanırken genişleme yuvası kullanan bu cihazın içine iPod oturtulabiliyor ve çakma bir iPhone haline geliyor. Önümüzdeki haftalarda satışa sunulması beklenen cihaz 44$-74$ arasında bir fiyata sahip olacak. Ürünün sadece Çin'demi yoksa dünya piyasalarında mı satılacağı tam olarak bilinmiyor.

Kaynak - Engadget
Devamını Oku

HP'den Fermi Tabanlı 8740W Elitebook

GÖnderen ekrem
Nvidia firmasının yeni nesil grafik çözümü olan ve 40nm mimarisiyle üretilen Quadro 5000M serisi ekran kartları ilk kez notebooklarda kullanılmaya başladı. PC devi, 17 inç boyutundaki HP 8470W Elitebook serisi için geçtiğimiz haftalarda duyurulan 320 CUDA çekirdekli ve 2GB ayrılmış bellekli 5000M çözümünü kullanan ilk firma olacak.



Quadro 5000M ekran kartları DirectX 11 ve OpenGL 4.1 desteğine sahip ayrıca kullanıcıya yönelik hesaplama genişlemelerine de olanak tanıyor. Dell firmasının da HP'nin ardından piyasaya sürmeye hazırlandığı 5000M serisi ekran kartlarına sahip modelleri mevcut ancak HP'nin 3000$ fiyatıyla 17 inçlik bu modelleri piyasanın en iyisi gibi duruyor ve övgüleri hakediyor.

Kaynak - Engadget
Devamını Oku

Apple'dan Pil Şarj Cihazı

GÖnderen ekrem
Tüm ürünlerini kontrol altında pazarlama stratejisini adım adım uygulayan Apple, yeni bir cihazla karşımızda. iMac'ler için geliştirilen kablosuz klavye ve fare setlerinin AA pillerle çalışmasından dolayı müşterilerinin farklı şarj cihazlarına yönelmesini engellemek isteyen Apple, elini çabuk tutarak kendisine ait bir şarj cihazını piyasaya sürüyor. 29$ dan satışa sunulan cihazla birlikte 6 adet uzun ömürlü şarjedilebilir Ni-MH pil de beraberinde veriliyor. Ancak pillerde Apple firmasına ait herhangi bir logonun olmaması göze çarpıyor. Apple logosunun olmadığı nadir ürünlerden sayılabilir.



Kendine ait bir endüstri oluşturma konusunda önemli hamleler yapan Apple ilerleyen günlerde bakalım hangi ürünlerle karşımıza çıkacak...
Devamını Oku

Programcılıkta değişim rüzgarları

27 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
COBOL, C++, Java programcıların yoğun olarak tercih ettikleri diller. Bu temel taşlarının arasına ise bir düzine yeni programlama dili katılacağa benziyor. Google firması Go ile, Microsoft firması Kadu ile ve pek çok firma farklı diller ile programcılık alanına yenilik kazandırmayı planlıyor. Geçtiğimiz hafta Portland'da düzenlenen Birinci Yeni Diller Oluşumu Toplantısı (Emerging Languages Camp) bu konuda önemli gelişmelere sahne oldu.

Dil programlama yıllardır bir devrim olarak görülmese de bir grup amatör ve profesyonel programcı daha güçlü web ve mobil uygulamalar yapabilecek yeni programlama dillerinin üretilmesinin zarurui olduğunu düşünüyor. Google, Microsoft ve daha bir çok programcı şimdiki dillerden çok daha gelişmiş ve sofistike olan alternatif diller üzerinde çalışıyor. Google ve Microsoft gibi şirketlerden gelen tasarımcılar, akademisyenler ve araştırmacılar, uygulama ve altyapıların evrim geçirmesini hedefliyor.



Toplantıda tasarımcılar yeni gelişmeye başlayan diller hakkında bilgiler verdiler. Tüm tasarımcıların ortak arzusu ise onlarca yıllık programcılık dillerinden kurtularak modern bilişime uygun yeniliklere kapıyı açmak. Google mühendisi Rob Pike bu durumu şöyle özetliyor :

"Programcılık alanında bir Rönesansa ihityacımız var. Günümüzdeki diller artık insanların çözülmesini istediği problemleri çözmekten çok uzak."

Pike'a göre Google merkezinde yapılan ölçümler C++ dilinin kodlarının bilgisayar tarafından işlenerek insanların anlayabileceği formata dönüştürülmesi dakikalar hatta saatler alabildiğini ortaya koymuş. Ancak yeni programlama dili Go ile bunu yapmak sadece saniyeler almış. Ayrıca Go dili alternatif uygulamalar için denenmeye başlamış bile.

Programlama alanında diğer bir gelişme ise Brüksel Üniversitesi öğretim üyesi Tom van Cutsem tarafından mobil cihazlardaki uygulamalarda kullanılmak üzere deney amaçlı yazılan "ortam yönelimli programcılık". AmbientTalk adı verilen bu prototip dilin, nesne ve etmen yönelimli programcılıktan oldukça farklı olması bekleniyor. Mobil cihazlarda oldukça değişken ve öngörülemez olan network bağlantılarının bu dezavantajını AmbientTalk, mesajları arabelleğe alıp bağlantı tekrar kurulduğunda karşı aygıta göndererek ortadan kaldırmayı planlıyor.


Önümüzdeki yıl içinde artık farklı dillere merhaba deme zamanının geldiği anlaşılıyor. Bu değişimle birlikte internet ve bağımsız uygulamalar alanında önemli gelişmeler olacağını tahmin etmek zor değil. Bunun yanında Php ve Asp gibi web programlama dillerinde de buna paralel olarak önemli gelişmeler yaşanabilir. Programcıları artık uykusuz geceler bekliyor...
Devamını Oku

Lost Fanlarına Müjde

26 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Lost dizisi büyük fırtınalar kopararak başladı ve yine fırtınalar kopararak sona erdi. Arkasında bir sürü soru işareti ve sayısız forumlar bırakarak. Lost bitmiş olmasına rağmen yine de bundan para kazanmayı düşünen yapımcılar son olarak Lost dizisinde kullanılan teknolojik cihazları açık artırmaya çıkarmaya karar verdi. Dizi karakterleri kadar dizide kullanılan teknolojik cihazlarda epey bir ilgi çekmişti. Kaliforniya eyaletinin Santa Monica şehrinde açık artırmaya sunulacak olan cihazlar ve başlangıç fiyatları şu şekilde:

Walt'ın pek çok bölümde kullandığı Gameboy Advance oyun konsolu:200-300$






İlk sezon finalinde botla kaçan Jin,Sayid ve Mİchael'in kullandıkları radar ekipmanı ve cep telefonu:200-300$






Desmond'un Kuğu istasyonundan Ambarı gözetlemek için kullandığı osiloskop ve güvenlik kamerası:200-300$






Kuğu istasyonundaki projeksiyon cihazı:400-600$






Kuğu istasyonundaki LED sayaç : 200-300$






108 rakamlarının girildiği Kuğu istasyonundaki Apple-II kasa ve Apple-III monitör:1000-1500$






İnci istasyonunda sistem hatası çıktısı veren Apple ImageWriter nokta vuruşlu yazıcı: 300-500$






Kuğu istasyonundaki Quartz ses kaydedicisi:300-500$






Naomi'nin kullandığı Iridium 9500 uydu telefonu GPS özellikli : 300-500$






Hydra istasyonundaki LED gözlükler ve sapan:300-500$







Adadaki güvenlik tellerini kontrol eden güvenlik konsolu:300-500$






Alev istasyonundaki izleme konsolu:200-300$






Faraday'ın deney setleri:400-600$






Faraday'ın icadı telgraf makinesi : 200-300$






Geronimo Jackson teyp oynatıcı : 200-300$






Jughead hidrojen bombası:800-1200$






Barakada bulunan güvenlik izleme konsolu:300-500$






Sayid'in Casio saati : 100-200$






Hydra adasındaki güvenlik konsolu:200-300$






Charles Widmore ekibinin ajanda ve telsizleri: 200-300$





Devamını Oku

Windows Phone 7 Kuralları Yıkılıyor mu?

25 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Geçtiğimiz aylarda Microsoft, Windows Phone 7 işletim sistemine sahip olacak telefonlarda kesinlikle ana ekran ve temalarının firmalar tarafından değiştirilemeyeceğini ve sadece işletim sisteminin kendi temasının kullanılacağıını açıklamıştı. Ancak bu yavaş yavaş değişiyor gibi görünüyor. En büyük mobil OEM üreticilerinden HTC firmasının Seattle Ar-Ge Başkanı Drew Bamford Forbes'a verdiği bir röportajda HTC Sense arayüzünün firmanın gelecekteki Windows Phone 7 cihazlarına da ekleneceğini ve Android 3.0 (Gingerbread)işletim sisteminde de bu arayüzün kullanılacağını açıkladı.




"Microsoft'un çekirdek tecrübesinin kontrolünü sıkı bir şekilde elinde tutmak istediğini" kabul eden Bamford, Sense arabiriminin WP7 telefonlara tam olarak entegre edilmeyeceğini ancak HTC'nin, bu arabirimin fonksiyonelliği sayesinde Micrsosft'un tecrübesinin artmasında büyük katkısı olacağını sözlerine ekledi.

Rakipleri karşısında yeni işletim sistemini piyasaya çıkarmakta oldukça geciken Microsoft pazar payını artırabilmek için başlangıçta çok katı olarak uyguladığı prosedürlerini görünen o ki gevşetmeye başlamış. Microsoft, WP7'nin piyasaya sürülmesine yakın zamanlarda tuş takımı ve uygulama mağazası prosedürlerini de gevşetebilecek mi bunu zaman gösterecek.
Devamını Oku

4G Savaşları Başlıyor

22 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Ülkemizde henüz 3G teknolojisine yeni yeni alışmaya başlarken dünyada pek çok ülke 4G adı verilen çok hızlı internet teknolojisini son kullanıcılarına sunmaya hazırlanıyor. 4G dijital ortamda "4. nesil iletişim" olarak tanımlansa da terminolojide LTE (Long Term Evolution) olarak geçmekte. Yani Türkçe karşılığıyla "uzun vadeli gelişim". 4G teknolojisi 3G den bariz olarak daha üstün ve 5 kata kadar hız ve bant genişliği sağlıyor. Bu sayede yüksek çözünürlüklü videoların ve büyük boyutlu dosyaların paylaşımı oldukça hızlı hale geliyor. Örneğin 3G ile teorik olarak 1.8MB-14.4MB aralığında veri iletimi sağlanırken, 4G ile 50MB-100MB arasında bir hıza ulaşılabiliyor.



2010 yılı başlarında 4G denemelerine başlayan büyük operatörler artık bu hizmeti son kullanıcıya ulaştırmaya hazırlanıyorlar. 24 ülkeden yaklaşık 51 operatör önümüzdeki üç yıl içinde bu hizmeti veriyor olacaklar. Bu bakımdan belki de en şanslı ülke ABD denebilir. Amerika'nın en büyük iletişim operatörlerinden T-Mobile, 21 Temmuz sabahı ülkedeki yaklaşık 85 milyon kullanıcısına yükzek hızlı HSPA+ hizmetini vermeye başladı ve 2011 yılında bu sayıyı 185 milyona çıkarmayı hedefliyor. HSPA+ teknolojisinin teorik olarak 4G-LTE teknolojisi olmadığı iddia edilse de çok yakın hızlar vaad ediyor.



Amerika'da 4G hizmetine başlayacak diğer bir operatör ise Verizon. Kasım ayında New York, LA, Chicago ve Philadelphia gibi büyük eyaletlerde yaklaşık 30 noktada hizmete girecek 4G hizmetinden 10 büyük havalimanı da yararlanacak. Verizon aynı zamanda USB modemlerle de 4G hizmetini destekleyecek.



Önümüzdeki üç yıl içinde 4G hizmetini müşterilerine sunmaya hazırlanan operatörler ise şu şekilde:

# 2010: Vivacell-MTS (Ermenistan), Telus (Kanada), Bell Canada (Kanada), Finland TeliaSonera (Finlandiya), NTT DoCoMo (Japonya), Emobile (Japonya), Norway TeliaSonera (Norveç), SK Telecom (Güney Kore), KTF (Güney Kore), Sweden TeliaSonera (İsveç), TeleNor Sweden (İsveç), Tele2 Sweden (İsveç), CenturyTel (ABD), MetroPCS (ABD) ve Verizon Wireless (ABD).

# 2010 ya da 2011: Rogers Wireless (Kanada), Vodafone Almanya (Almanya), Cox (ABD) ve Vodacom (Güney Afrika).

# 2011: China Mobile (Çin), T-Mobile (Almanya), Hutchison (İrlanda), Softbank Mobile (Japonya) LG Telecom (Güney Kore), AT&T Mobility (ABD), Aircell (ABD).

# 2011 ya da 2012: T Mobile (Avusturya), Mobilkom Austria (Avusturya), Hutchison 3 (Avusturya), Avusturya Orange (Avusturya), China Telecom (Çin), France Orange (Fransa), Telecom NZ (Yeni Zelanda).

# 2012: KDDI (Japonya), Chunghwa Telecom (Tayvan) ve MTS (Özbekistan)

Türkiye'de baktığımızda ise 3G teknolojisi bir yılını yeni doldurdu. Gerçi ihale süreci ve hizmetin verilmesi bazı problemler yüzünden bir yıl gecikmeli olarak başlayabilmişti. Yani şu an ikinci yılımızda olabilirdik. 4G teknolojisi ile ilgili sınırlı alanda bazı operatörlerin denemesi olsa da operatörlerimizin 3G nin kaymağını yemeyi bitirmesinden sonra bu yeni teknoloji için adımlar atacağını ve yatırımlar yapacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Tabi herhangi bir tarih vermek imkansız...
Devamını Oku

Apple Rekor Üstüne Rekor Kırıyor

21 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Apple, müthiş bir iPad satışı yaptığı ilk çeyreğin ardından Cupertino'da bir basın toplantısında üçüncü çeyrek karını açıkladı. 15.7 milyar dolarlık rekor gelirinin üzerine Apple üçüncü çeyrekte 3.25 milyar dolarlık rekor bir kar elde etmiş görünüyor. Geçen yıl ise Apple 1.83 milyar dolarlık gelirini yıl sonunda 9.74 milyar dolara yükseltebilmişti. Apple ürünlerinin üçüncü çeyrek satış rakamları ise inanılmaz dedirtecek türden. 3.2 milyon iPad ve 3.4 milyon Macintosh. Geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 33 lük rekor bir artış elde edilmiş. Büyük eleştirilere maruz kalan yeni iPhone4'ün ilk haftalardaki satışlarıyla birlikte iPhone serisi 8.4 milyon, iPod ise 9.4 milyonluk bir satış grafiği yakalamış. Genel olarak ise Apple geçen seneye göre yüzde 52 daha fazla cihaz satmış. Steve Jobs ayrıca yıl sonuna kadar ilgi çekici yeni ürünlerini de piyasaya süreceğini belirtti.



iPhone4'te ortaya çıkan anten problemi nedeniyle müşterilerine ekstradan kılıf dağıtan Apple, bunun için 175 milyon dolarlık bir bütçe ayırmış. Tabi bu Apple'ın 45.8 milyar dolarlık malvarlığına bu çeyrekte 4.1 milyar daha eklemesine engel olamadı.
Devamını Oku

Yurtdışından gelen cihazlar neden pahalı?

20 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Büyük teknoloji firmalarının belirli ülkelerde olması sebebiyle yeni piyasaya sürülen cihazların ülkemize gelmesi oldukça zaman alıyor. Bu zamanı beklemek istemeyenler ise yurtdışından siparişle veya bizzat yanında getirmek suretiyle bu cihazları edinme yoluna gidiyorlar. Ancak ebay,amazon gibi sitelerde uygun bir fiyata satın aldıkları cihaz Türkiye 'ye geldiğinde fahiş fiyatlara çıktığına şahit olanların ya da "bekleyelim Türkiye 'de piyasaya çıktığında alırız" deyip yurtdışı fiyatından çok daha yüksek bedel ödeyenlerin sayısı oldukça fazladır. Peki nasıl oluyor da bir ürüne bu kadar fiyat bindiriliyor? Aslında olay tamamen ithalat vergilerine dayanıyor. Nedir ithalat vergisi? Yurtdışından getirilen ve belirli kıstaslara dahil ürünlere ülkemizin aldığı vergilerdir. Yani ha deyince ülkeye ürün sokamazsınız aksi takdirde kaçakçılık hükümlerine tabi olursunuz. Yurtdışından getirilen cihazlar belirli kıstaslara girerse demiştik peki nedir bu kıstaslar? Gümrük Kanunun belirlediği sınırlardır. Dışarıdan getirilen cihazlar bu kanuna göre değerlendirilir. Vergilendirme de yine bu kanuna göre yapılır. Şimdi teknolojik cihazlar açısından Gümrük Kanununa göre vergilendirmeye bir bakalım:

Ürün Getirme Sınırı

Bir vatandaş yurtdışından geldiğinde yanında getirebileceği teknolojik eşyalar Gümrük Kanunu Beşinci Madde 58 ek 9 da sıralanmıştır. Bunun haricindekiler veya fazlası vergiye tabidir:

"ELEKTRONİK /DİJİTAL EŞYA"
1-LCD veya plazma ayrımı yapılmaksızın bir adet renkli televizyon (55 ekrana [55 ekran dahil] kadar)
2- Birer adet video kamera (10 adet boş kaseti ile birlikte) ve fotoğraf makinesi (hafıza kartı veya 5 adet filmi ile birlikte)
3- Bir adet GPS yön bulma cihazı
4- Bir adet dizüstü bilgisayar ya da PC, aksam ve parçaları (flash bellek, harici hard disk dahil)
5- Bir adet radyo veya radyo-teyp
6- Her türlü ses ve görüntü kaydedici ve oynatıcı cihazlardan bir adet ile bu cihazlara ait toplam 10 adedi geçmemek üzere üzerine kayıt yapılabilen plak, teyp kaseti, CD, VCD, DVD
7- Bir adet kasetli veya oyun kartlı elektronik oyun aleti
8- Tv, müzik çalar, video oynatabilme özelliğine sahip olanlar dahil olmak üzere GSM-Cep telefonu (yabancı misyon mensupları hariç iki takvim yılında 1 adet) "

Cep telefonu pasaporta işlendiği için her zaman getiremezsiniz ancak bilgisayar, mp3çalar veya dijital kamera getirebilirsiniz. Yurtdışına sık sık çıkıp yanında bilgisayar, mp3çalar vb. getirenleri bir kenara bırakarak sadece internetten sipariş verenler veya piyasaya sürülmek üzere yurda sokulanlar için vergilerden bahsedeceğim.

Sipariş Yoluyla Getirilenler:

Yurtdışı bir satış sitesinden aldığınız ürünün kanuna göre nasıl kıstaslara tabi olduğuna bakarsak:

"MADDE 45- (1) Türkiye Gümrük Bölgesindeki bir kişiye posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen, gümrük kıymeti gönderim başına toplam 150 Avro’yu geçmeyen, ticari miktar ve mahiyette olmayan eşyaya muafiyet tanınır. "

Yani 150 euro altındaki ürünler için vergi ödemiyoruz. Peki 150 Avroyu geçtiğinde nasıl vergi uygulanıyor?:

"MADDE 62- (1) Önemli değeri olmayan eşya ve yolcu beraberinde getirilen hediyelik eşya muafiyeti hükümleri saklı kalmak üzere, her bir sevkiyat ya da 18 ve daha yukarı yaştaki her bir yolcu için kıymeti 1500 Avro’yu geçmeyen eşyanın;
a) Avrupa Birliği ülkelerinden doğrudan gelmesi durumunda %18,
b) Diğer ülkelerden gelmesi durumunda %20,
oranında ve kıymeti üzerinden tek ve maktu bir vergi tahsil edilir. "

Ürünümüz 150 euro yu aştığında AB ülkeleri için %18, diğer ülkeler için %20 vergi uygulanıyor kargo ücreti dahil edilmiyor. 1500 euro yu geçtiğinde ise ekstra vergiler devreye giriyor onlara değinmeyeceğim çünkü o kadar fazla miktarı ödeyen vergiye de razı olur biz orta halli ürünlere bakıyoruz :)

Beraberinde Getirilen Ürünler

Yurtdışından muafiyet harici getirilen ürünlerde ise kıstas şu şekilde :

"MADDE 61- (1) 59 uncu maddede bahsi geçen muafiyet, 60 ıncı maddede belirtilen eşya hariç olmak üzere, her bir yolcu için toplam gerçek kıymeti 430 Avro’yu geçmeyen eşya için uygulanır. Ancak, 15 yaşından küçük yolcular için bu miktar 150 Avro olarak uygulanır. "

Yani yanımızda 430 euroluk ürün getirebiliriz. Fazlası için ise yine aynı vergiler uygulanmaktadır. Ancak ürünün değeri yanınızda fatura varsa ona göre belirlenir yoksa gümrük görevlisi tarafından belirlenir. Ancak bu şekilde birden fazla ürün getiren sanmıyorum çok fazla olsun. Yoksa astarı yüzünden pahalı oluyor. Bavul ticareti denen olay ise bunun farklı bir çeşidi.

Vergi Ürüne Nasıl Yansıyor?


Örnekle açıklamak gerekirse ebayden 150 euroya aldığınız ürünlere vergi uygulanmıyor. Ancak dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta var. Öğrendiğim kadarıyla seçtiğiniz kargo şirketi gümrük işlemlerinin uzaması veya sıkıntı çıkması nedeniyle ürünü kendi deposunda bekletebiliyor. İşte bu esnada ekstradan depo ücreti ve ülkemize özgü bazı vergiler alınıyor. 150 euro bir anda 200-250 euroya çıkıyor ve aradaki farkı ödedikten sonra ürünü teslim alabiliyorsunuz. Bazen farklı bahanelerle yine ürününüz depoda bekleyebiliyor. Bu konuda UPS ve Royal Mail in sıkıntısız ürünü elinize ulaştırdıkları belirtiliyor. Elinize ulaşan ürüne 2 tl lik bir ekstra ücret ödüyorsunuz.
Diyelim Apple Store Türkiye 'ye hizmet vermeye başladı(!) ve iPad siparişi verdiniz. iPad in fiyatı 700 euro olsun. Artık vergiye tabi oluyoruz. Ödememiz gereken vergi ürün Amerika 'dan geldiği için %20. Yani 140 euroluk fark oluşuyor. Toplam da iPadimiz için 1604 TL ödüyoruz. Gümrükte sıkıntı olmadığı takdirde -ki genelde bu çok fazla olmuyor- 267 TL lik vergiyi ödedikten sonra iPad bizim oluyor :P
Cep telefonları için durum biraz farklı. Yanımızda getirdiğimiz telefon için operatörümüzün sadece belirli şubelerinde yapılan kilit açma işlemini yaptırmamız gerekiyor. 10 TL lik bir ücret yanında tabi kayıt ettirdiğimiz pasaportumuzun da yanımızda olması gerekiyor.
Son olarak yurtdışında gördüğünüz ama Türkiye 'de piyasaya çıkınca oldukça pahalıya malolan ürünlerden bahsetmek gerekirse; ürünlerin ülkeye toplu olarak girişi ensasında 150 euroluk kıstasa mı yoksa 340 euroluk kıstasa mı tabi onu tam olarak bilemiyorum. Ancak yine iPad örneğini vereceğim. Diyelim büyük firmalardan X, 700 euro değerindeki iPad i satışa çıkaracak. İlk olarak Amerika 'dan geldiğini varsayarak yüzde 20 lik vergiyi koyuyoruz:840 euro. Sonra bunun üzerine % 18 KDV yi ekliyoruz:991 euro. Ekstra da firmanın karını 50 euro olarak düşünürsek 1041 euro ediyor. Toplamda iPad kura göre 1980 TL civarı bir paraya gelmiş oluyor. Anladığım kadarıyla fiyat hesaplamaları bu kadar. Yanlışlarım varsa şimdiden herkesten özür diliyorum.

(İnternetten derlenmiştir. Fiyatlar değişebilir.)
Devamını Oku

Apple Devrimi Kafalarda mı Yoksa Teknolojide mi Oldu ?

19 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Bir nesil Microsoft ve Apple arasındaki rekabet hikayeleriyle büyüdü. Özellikle 90 lı yıllarda kişisel bilgisayarlar fiyatlarının herkesin alabileceği bir seviyeye inmesiyle işletim sistemi alanında büyük bir mücadele yaşanmıştı. Kişisel bilgisayar alanındaki bu hareketliliği önceden hisseden Bill GATES elini çabuk tuttu ve Windows işletim sistemiyle pastadan en büyük payı kendisine kapmış oldu. Aynı dönemde sıkıntılarla boğuşan Apple geç de olsa bu yarışa katıldı ve Microsoft'un ardından ikinci sıraya yerleşti.



2000 li yıllara geldiğimizde ise durum tersine işlemeye başladı. Artık kişisel bilgisayar piyasası deyim yerindeyse doymuştu ve daha mobil alanlara geçme ihtiyacı hissetmeye başlamıştı. Ancak kendini henüz göstermeye başlayan yıldız bir sektör bu dönemlerde ortaya çıkmaya başlıyordu:Mobil cihazlar. Aslında walkman tarzı cihazlarla bu sektör önceden de vardı ancak milenyuma girerken büyük bir değişim geçiriyor ve dijital platforma taşınıyordu. İşte Steve Jobs'un mükemmel ileri görüşü burada devreye girdi. Kendi firması Apple ile olan kavgaya bir son veren ve tekrar şirkete geri dönen Jobs hemen bir gelecek planı hazırlamıştı ve bu planın odak noktasını mobil cihazlar oluşturuyordu. Jobs'un planı ise ilk meyvesini 2001 yılında iPod ile verdi. Piyasada mevcut pek çok mp3 çalardan daha üstün özellikler taşıyan bu yeni cihaz pahalı olmasına rağmen kısa sürede kendisini kabul ettirdi. Aradan geçen on yılda değişti, küçüldü, ekranı renklendi ve kapasitesi arttı. Son olarak iPod Touch ile dijital medya oynatıcı alanında büyük bir devrim yapan Apple 200 milyon civarı bir satış rakamına imza atarak kırılması güç bir rekorun sahibi oldu. Jobs'un diğer bir tarihi başarısı ise 2007 yılında iPhone ile akıllı telefon pazarına girmesi oldu. Cep telefonu piyasasının yüzde birine hakim olma amacını taşıyan iPhone, piyasayı domine eden büyük firmaların kaplumbağa-tavşan hikayesinden dersini alamamış mehter marşını andıran telefon üretim planlarının da etkisiyle akıllı telefon alanında da büyük bir devrim yaptı ve tarihin en ilgi çeken telefonu haline geldi. Takip eden yıllarda iPhone kendini çok geliştirdi ve 2010 yılı itibariyle yaklaşık 100 milyon telefon satarak bu alanda da bir rekor kırdı.



Jobs'un büyük başarısının sırrının bu olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz çünkü Jobs'un perde arkasındaki en büyük başarısı oldukça farklı. Teknolojiden çok pazarlama stratejisi Apple firmasını şu anki konumuna getirdi. Steve Jobs hem bilgisayar hem de mobil cihazlar alanında adeta bir tekel meydana getirdi. Açık kaynak yazılımlara destek vermedi. Üçüncü parti uygulama geliştiricilerini sıkı kontrol altında tuttu ve asla kopya konusunda taviz vermedi. Son dönemlerde bazı replica firmaları ortaya çıksa da büyük hukuki mücadeleler yaparak haklarından geldi. Ürünleri tüm dünyada aynı anda satışa çıkarmayarak üretim sıkıntısı yaşamamaya çalıştı. Ülke ülke, kıta kıta yaptığı dağıtımlarla beklentileri soğutmayarak ürünlerini müşterilerle buluşturdu. Kontrolü haricinde ne bir işletim sistemi ne de bir cihaz sattırmadı. Mac OS işletim sistemi sadece tanımlanmış donanımlarla çalıştığı için kopyalanması fazla mümkün olmadı. Bu sayede Apple hisse senetleri Microsoft hisselerinin çok üstünde bir değerde işlem görüyor.



Peki bu zaman diliminde Microsoft neler yaptı? PC satışlarının tavan yapmasıyla Windows XP işletim sistemi tarihin en çok kullanılan işletim sistemi haline gelmişti. Bill GATES'i aldatan da bu oldu. Mobil cihaz piyasasına gerekli önemi vermedi. Akıllı telefonlar için ürettiği Windows CE işletim sistemi dönemin yıldızı Palm karşısında fazla yenilikçi olamadı ve geride kaldı. Bunu üzerine Microsoft, Windows Mobile olarak işletim sistemini yeniden revize etti ancak bu da piyasada ilaç olamadı ve büyük iPhone darbesini yemesi gecikmedi. Medya oynatıcılar alanına ise hiç önem vermedi. Microsoft Zune ile büyük bir başarı yakalayamadı ve rakiplerine meydan okuyamadı. Yakın zamanda Microsoft Kin ile piyasaya iddialı girdi ancak bu projeyi de rafa kaldırdı. En büyük fiyasko ise Vista işletim sistemi ile oldu. Vista, Xp'ye göre isteneni veremedi ve başarısız oldu. Microsoft şimdilerde Windows 7 ile, dağılan karizmasını yeni yeni toparlamaya başlıyor. Ancak akıllı telefonlar için hazırlamaya devam ettiği Windows Phone 7 işletim sistemini Apple'ın iPhone4'üne rakip olarak zamanında piyasaya süremediği için yine geride kaldı. Windows Phone 7 hayata gözlerini açtığında rakipleri yürümeye başlamış olacak.



Microsoft'un diğer bir hatası ise korsan kopyalara engel olamaması oldu. Özellikle Windows XP ile başlayan korsan rüzgarına karşı koyamayan Microsot belki sattığı işletim sistemi kadar da korsan kopya üretilmesine neden oldu. Tabi Windows sistemlerinin çok başarılı olması ve Bill GATES'i zengin etmesi bunun önemsenmemesinde etkili oldu. Apple'ın işi sıkı tutarak Microsoft'un karını geçmesiyle akıllar başa geldi ama ne fayda...
Devamını Oku

Microsoft Kinect neler getiriyor?

18 Temmuz 2010

GÖnderen ekrem
Uzun zamandır hayatımızda olan oyun konsollarında hareket algılayıcı sistemle tanışmamız Nintendo Wii sayesinde olmuş ve büyük bir başarı yakalamıştı. Bu başarı da Nintendo'ya uluslararası alanda müthiş bir pazar payı getirmişti.İlk başlarda Nintendo'yu küçümseyen diğer konsol firmaları ise bu büyük başarı karşısında aklını başına toplamış ve ar-ge çalışmalarına hız vermişti.



Bu alanda ilk projeyi Sony duyurmuş ve Playstation Move adını taşıyan bu yeni teknolojinin hareket algılayıcılarını bir adım ileriye taşıyacağını iddia etmişti. Proje son halini aldığında ise aslında Nintendo teknolojisinden pek de bir farkı olmadığı görüldü.



Daha sonra ise Microsoft'un Project Natal'ını duyduk. Oyuncunun elinde hiç bir alet olmadan direk hareketleri algılayabilen ve oyuna aktarabilen bu yeni kamera sistemi aslında bir devrin başlangıcını haber veriyor gibiydi. Proje son halini aldığında adı Kinect olarak değiştirildi ve daha da inceleşen XBOX 360 ile birlikte satılmasına karar verildi.



Kinect çalışır halde ilk kez E3 fuarında görüntülendi ve ziyaretçiler bunu deneme fırsatı buldu. Kasım ayına doğru satışa sunulacak olan bu yeni sistem Microsoft'a oyun konsolu alanında oldukça büyük bir avantaj getireceğe benziyor. E3 fuarında sergilenen şovlar oyuncuların artık direkt olarak oyunun içinde olabileceğini gösterdi. Diğer konsol üreticilerinden farklı olarak çok büyük bir yelpazede faaliyet gösteren Microsoft'un bu teknolojisini daha pek çok alanda görebileceğiz.

Devamını Oku
Creative Commons Lisansı ekoteknolojim by ekoteknolojim is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License. Linkteki çalışma baz alınarak yapılmıştır www.ekoteknolojim.com. Permissions beyond the scope of this license may be available at www.ekoteknolojim.com.